Cinsel Terapi: Ereksiyon Bozuklukları (İktidarsızlık / Sertleşme Sorunu)

Bir erkeğin cinsel açıdan yeterince tahrik olmasına rağmen, Penisinin hemen hemen hiç sertleşmemesi durumunda bir Ereksiyon bozukluğu söz konusudur. Günümüz Alman literatüründe, ereksiyon bozukluğu vakalarının yüzde 70’inin psişik (ruhsal,psikolojik) nedenlerden kaynaklandığı söylenmektedir.

Cinsel Terapi: Ereksiyon Bozuklukları (İktidarsızlık / Sertleşme Sorunu)

Bir çok erkek cinsel hayatında sertleşme sorunuyla karşı karşıya geldiğinde paniğe kapılıyor. “Başarısız” olduklarına inanan bu erkekler genellikle tekrar “başarısız” olacaklarından korkuyor. Düşünce boyutunda “ya tekrar kalkmaz ise” ya da “bu kezde olmaz ise” düşünceleriyle karşı karşıya kalıyorlar. Bu durumda stres ve aşırı performans anksiyetesi (korkusu) yaşayan erkekler bir dahaki girişimlerinde doğal olarak “başarısız” oluyor. Bu duruma “öğrenilmiş çaresizlik” diyoruz. Zaman içerisinde bu duygu ve davranış biçimleri cinsellikten soğumaya ve uzaklaşmaya neden olabiliyor. Bu durum Cinsel Fobiye kadar varan Cinsel İşlev Bozukluğuna sebebiyet veriyor. Bu durum aynı Vajinismusta görülen cinsellikten soğumaya ve uzaklaşmaya neden olmaktadır.

Psikanalitik bakış açısından, ereksiyon bozukluğunun ardında anneye karşı duyulan ve bugüne kadar gizli kalan saldırganlık (agresyon) duyguları olabilir. Literatürde ve görünen klinik vakalarda “Erken çocukluk dönemindeki korkulardan kaynaklanan saldırganlıkla başa çıkmada yaşanan problemlerden” söz etmektedir. Eşin hamile kalmasıyla veya bir erkek çocuğu doğurmasıyla birlikte bu tip problemlerin baş göstermesi, belki de bir tür “güncel Oidipus kompleksi” (Ödipal çatışma) olabilir. Bir kız arkadaş veya eş, anne olacağında, bu durum muhtemelen erkek tarafa güçlü bir şekilde kendi annesini hatırlatmakta ve eşine karşı duyduğu arzunun kaybolmasına neden olmaktadır.

Otuzlu yaşların üzerinde, eşler arasında genellikle anlaşmazlıklar baş gösterir ve ereksiyon bozuklukları yaşanması nedeniyle yalnız kalma korkusu ortaya çıkar ve bu durum bir de istek ve arzu kaybı ile birleştiğinde, kişi cesaret ve direncini tamamen yitirir ve ilgili kişi üzerinde depresif etki gösterir.

Ayrıca bu kişilerde ereksiyon bozukluklarına eşlik eden fenomenler olarak başka problemlerde çoğunlukla görülmektedir. Ereksiyon bozukluklar nevrotik tabloda görülen depresyon, takıntılar ve buna benzeri ruhsal problemleride beraberinde getirebilir. Ayrca narsizm den kaynaklanan Narsisistik Kişilik Bozukluğu’ndan ya da Narsisistik Kişilik Örgütlenmesi’nden kaynaklanan ereksiyon probleminin bir başka nedenleri arasında yer alabilir. Bu tablo daha fazla preödipal döneme ait tablolardır. Narsisitik kırılmalarda, bir erkekte sertleşme sorununa sebebiyet verebilir. Zaman içerisinde basit bir ereksiyon bozukluk bir cinsel fobi ve korkulu rüya haline dönüşebilir. 45 yaşlarındaki ve (ikincil olarak) bir ereksiyon bozukluğu yaşayan erkekler, sıklıkla narsist kişilik özellikleri taşırlar, zira içinde bulundukları yaş gereği kendilerini bir yaşam krizi (varoluşsal kriz) içerisinde bulurlar. Eşlerinin kendilerine karşı istek ve arzularının kaybolması ise, bu yaşam krizinin muhtemelen daha da şiddetlenmesine neden olur.

Ereksiyon bozuklukları, aynı zamanda eşin davranışlarına karşı cevap olarak da ortaya çıkmış olabilir. (eşe karşı cephe alma/tepkisel davranış) Örneğin eş vajinismus yaşıyorsa, erkek taraf bu nedenle her hangi bir zamanda belki de pes edecek ve bu noktada tekrar tekrar hayal kırıklığına uğramamak için, bir tür ereksiyon bozukluğu geliştirebilecektir. (savunma mekanizması geliştirecek)

(Abdullah ÖZER M.A./M.Sc.)

Son Eklenen Makaleler

Erkeklerde cinsel isteksizlik

Cinsel Terapi: Pedofili (Terapi ve Tedavi)

Cinsel Terapi: Korkulu Rüya - Vajinismus

Cinsel Terapi: Cinsel Terapi Nedir? Ne değildir?

Eşcinsel Terapi: Eşcinsellik ile İlgili Tanımlar

»Tüm Makaleler

Neredeyiz ?

TÜRKİYE:
Alsancak/İZMİR

Telefon: +90 544 544 40 60
E-mail: info@cinselterapi.org

(Bana her gün 09.00-22.00 saatleri arasında cep telefonumdan çekinmeden ulaşabilirsiniz.)

Hakkımda yazılan tavsiyeleri okumak ya da kendiniz tavsiyede bulunmak için tıklayınız: